
AHLAKÇILIK NEDİR?

Asena Kınacı Moral
Yemin ederim ki, muhakkak ki size, Allah’a ve son güne ümit besleyip de Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın Resulünde pek güzel bir örnek vardır!
Kuranı Kerim Ahzab Suresi 21. Ayet
“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.
Hadisi Şerif
Ahlak insanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümü olarak adlandırılmaktadır.
Melek var, şeytan var. Cennet var, cehennem var. İyilik var. Kötülük de var. Dünya zıtlıkları ile var. İnsan hayatı da bu zıtlıkların ördüğü çerçevede sürüp gidiyor. Zıtlıklarla dolu bu dünya denen çerçevede insan iyi ahlaklı olmayı da kötü ahlaklı olmayı da kendi seçiyor. Biz iyi ahlaklılarla dolu olmasını istesek de ; iyi ahlaklılarla kötü ahlaklılar birlikte toplumu yani milleti oluşturuyor.
Türk Milleti eski çağlarda yazısız ama töre denilen ve herkes tarafından kesinlikle uyulan toplumsal kurallar ile yönetilirdi. Türkler İslamiyet’i kabul ettikten sonra İslamiyet’in emir ve yasaklarına uyarak İslam ahlakı ve Türk töresini birlikte yaşayarak toplumsal hayatlarını kurdular. Sevgili Peygamberimiz ve Türk- İslam tarihinin uluları ahlakları ile yeni nesillere Türk-İslam geleneği ile daima örnek oldular.
Her millet muhakkak ki iyi ahlakın hâkim olduğu bir toplum yaratma çabasındadır. Türklük gurur ve şuuru ile İslam ahlak ve faziletinin birleştiği ruhların oluşturduğu ideal topluma ulaşma amacı Alparslan Türkeş’in 9 Işığından biri olan Ahlakçılık ilkesinde de can bulmuştur. Alparslan Türkeş’e göre “Türk milletinin kutlu güç kaynakları milliyetçilik ve Türkçülüktür. Milliyetçilik Türk milletini, Türk vatanı ve Türk devletini sevmek bunların iyiliği için ve yükseltilmesi için köklü bir ihtiras ve şuur sahibi olmak demektir. Türkçülük ise kültürde, ilim ve teknikte, politika ekonomi ve ticarette her şeyin Türk’e özel ve Türk’e uygun bir havada olmasını istemek ve sağlamak demektir.”
Alparslan Türkeş’e göre bir diğer kutlu güç kaynağı İslamiyet’tir. Kur’an-ı Kerim iyiliği emreder. Doğruluğu emreder. Hakkaniyeti emreder. Canlılara zarar vermeyi yasaklar. Büyüklere saygıyı küçüklere sevgiyi emreder. Yalan, zina, riya, rüşvet, iltimas, iftira Müslüman hasletleri değildir. Sevgili Peygamberimiz de Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasaklarına göre yaşayarak bize- ümmetine- güzel ahlakı ile örnek olmuştur.
Alparslan Türkeş Ahlakçılık ilkesinde; “Buluşma noktamız Türkün kafası Türkün kalbi, Türkün imanı, Türkün cevheri aslisidir. Türk daima hakkın ve hakikatin temsilcisi olmuştur. Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti olarak tarif edilen iman örgüsüdür. Yeniden maneviyata dönüş denilen bu ahlakçılık hareketi büyük Türkiye hedefine ulaştıracaktır.” demektedir. Ayrıca “Bu ülkede teknik üniversitelerin fen fakültelerinin laboratuarları ile yüksek ilahiyat akademilerinin koridorları birleştirilmelidir. Madde ve mana birbirinden ayrılmaz. İlim ve ahlak merdivenleri birlikte çıkarsa yükselir.” “Medeniyetler ilim, irfan ve iman ve ahlak ile kurulurlar. Medeniyetler parasızlıktan değil ilimsizlik, irfansızlık, imansızlık, ahlaksızlıktan çökerler.” diyerek mana ve maddenin ayrılmazlığını ve ilim ile fennin kardeşliğini, iman-ahlak ile aklın birleşmesini tavsiye etmektedir.
Alparslan Türkeş 9 Işık’ta Ahlakçılık ilkesini açıklarken;
“Bugün maddeyi hayatının ilk sırasına koyan insanlık manevi bir buhran yaşamaktadır. Bu manevi buhrandan milletimizin çıkış yolu açıktır. İslam ahlak ve fazileti ile Türklük gurur ve şuuruna tutunmaktır.”
“Biz Türk toplumunun dünya görüşünün yaşama felsefesinin kendi dini inançlarından, İslamiyet’ten ve milli tarihten kökünü aldığını görmekteyiz. “
“Ahlaksız kişi, ahlaksız toplum mutlu olamaz. Böyle bir toplum kalkınamaz.”
“Ahlakçılığımızın içinde İslamiyet esasları, İslam inançları başlıca yer almakla beraber, bununla yoğrulmuş olan ve tarihimizden gelen Türk töresi de yer almaktadır. “
“Türk ahlakı, Türk geleneklerine Türk ruhuna, Türk milletinin inançlarına İslamiyet’e uygun olacaktır.”
“Ahlakçılık ilkesi üzerine söz söylemeye lüzüm yoktur. Tarihte bir çok devletler yükselmiştir. Bunlar para ile değil ahlak ile yükselmiştir. Parasızlıktan değil ahlaksızlıktan yıkılmışlardır.” diyerek bir hakikate vurgu yapmış ve ilkeli, iyi ahlaklı karakteri ile de Türk gençliğine daima iyi örnek olmuştur.
İnsanların ahlak anlayışları ve bu anlayışın getirdiği ahlak kurallarına göre yaşamaları toplumların-milletlerin ahlak anlayışını oluşturduğu gibi toplumların huzuruna yansır, geleceğine yön verir. Bu nedenle her millet iyi ahlaklı bireylerden oluşan huzurlu toplum yaratma çabasını ve mücadelesini dünya var oldukça verecektir. Bugün Türk milletinin hasletleriyle İslamiyet’in fazileti birleştiğinde başkalarını düşünen, bencillikten uzak, iyiliği şiar edinen, hak ve hakikati söyleyen bireylerden oluşan huzurlu Türk toplumu oluşacaktır. Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti ile donanmış bireylerden oluşan Türk milleti de ilelebet var olacaktır.
Kaynak : 9 Işık Hilal Yıldız Ltd. Şti Yayınları İstanbul, Ekim 1994, 3.Baskı